Haftalardır Almanya’nın dört bir yanındaki insanlar aşırı sağcılığa karşı ve demokrasi için sokaklara dökülüyor. Birçok sivil toplum kuruluşu bu hareketlere katılmak istiyor. Ancak bir belirsizlik var: Sivil toplum kuruluşları gösterilere çağrı yapabilir, katılabilir, hatta bunları düzenlemeye yardımcı olabilir mi? Ve izin verilen sınırlar nelerdir?
Ara sıra gönüllü çalışma yapılmasına izin verilir
Bir dernek, bir gösteriye sadece ara sıra çağrıda bulunursa, katılırsa veya desteklerse, bu hukuki açıdan bir sorun teşkil etmez. Federal Maliye Bakanlığı, 2022 yılının başında Vergi Kanunu’na ilişkin “Uygulama Kararnamesi”nde bu hususu netleştirmiştir. Kararnamede şöyle belirtilmektedir: Vergi avantajından yararlanan bir kuruluşun, istisnai olarak güncel siyasi konularda tavır alması – örneğin ırkçılığa karşı bir çağrı yapması – sorun teşkil etmez. Bu amaçla derneğin fonlarından da yararlanılabilir.
Önemli olan, bu tür eylemlerin bir kural haline gelmemesidir. Ancak “münferit” kriterinin tam olarak ne zaman aşıldığı belirsizliğini korumaktadır. Dernek somut bir olaya – örneğin ırkçı bir olaya – tepki gösteriyorsa, bu eylemin izinli olduğuna dair güçlü bir işarettir.
Taahhüt kalıcı hale geldiğinde: Tüzükteki amaçları gözden geçirin
Eğer gösteriler ve siyasi açıklamalar derneğin faaliyetlerinin düzenli bir parçasıysa, tüzüğün güncellenmesi tavsiye edilir. Zira: Yalnızca yasal olarak tanınan kamu yararına bir amaca hizmet eden faaliyetler kamu yararına kabul edilebilir. Demokrasi ve insan hakları çalışmaları şu anda yasada açıkça belirtilmemiştir. Ayrıca, “demokratik devlet yapısının desteklenmesi” amacı pratikte dar bir şekilde yorumlanmaktadır. Birçok kuruluş, “uluslararası anlayış” veya “kültürün tüm alanlarında hoşgörü” gibi başka amaçlardan yararlanmaktadır.
Dikkat: Siyasi faaliyetler ağır basmamalıdır
Uygulama kararnamesine göre, kamu yararına çalışan kuruluşlar siyasi araçları – örneğin açıklamalar, talepler veya gösteriler – kullanabilirler. Ancak bunlar, diğer faaliyetlere kıyasla “ikincil planda” kalmalıdır. Siyasi araçların tam olarak ne olduğu ise net bir şekilde tanımlanmamıştır. Sürekli olarak siyasi etki yaratmaya odaklananlar, kamu yararı statüsünü kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır. Bu nedenle birçok kuruluş, kamu yararı hukukunda bir reform yapılmasını talep etmektedir.
Siyasi partilere destek yok – ancak net bir tutum sergilenebilir
Kamu yararına çalışan dernekler, hiçbir siyasi partiyi destekleyemez – ne doğrudan ne de dolaylı olarak. Ancak siyasi talepler dile getirebilir ve partilerin bunları destekleyip desteklemediğini değerlendirebilirler. Partilere yönelik eleştiri de, derneğin kamu yararına olan amacından kaynaklandığı sürece, serbesttir. Örneğin, insan hakları için mücadele eden veya antisemitizme karşı çıkanlar, bu konularda kamuoyu önünde de tavır alabilirler. Sivil toplum kuruluşları için genel bir tarafsızlık kuralı bulunmamaktadır.
Dernekler ne yapabilir?
Şüphe durumunda dernekler, yetkili vergi dairesiyle görüşmelidir. Önceden, neden ve nasıl görüş bildirmek istediğinizi ayrıntılı bir şekilde belgelendirin. Yasal durum karmaşıktır, ancak şekillendirilebilir. Önemli olan şudur: Demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü için mücadele etmek meşrudur – ve bu mücadele kamuoyuna açık bir şekilde sergilenebilir. Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, çalışmalarını özgüvenle savunmalıdır.